Sultan Selim bin Sultan Abdülhamid Han
Sultan II. Abdülhamid´ in tahttan indirilişi Son cocuğu Sultan Selim bin Sultan Abdülhamid Han´ in doğumu ve cocukluğu |
|---|
|
|---|
Daha once bahsedildiği gibi, hükümdarlığı sırasında, Sultan II. Abdülhamid Han, herkesi, şahsiyetinin istikrarı ve siyasi basiretiyle şaşırttı. Milli acıdan, hırslı vezirlerin, sultanın, menfaatları icin kullnılmasının mümkün olmayışının keşfiyle, sukutu hayale uğradı; uluslararası acıdan, yabancı hükümdarlar, farkına vardılar ki, endişe ettikleri gibi, sultanın daha da cok dış borclara girmek icin, ne kandırılması ne de teşvik edilmesi mümkündü. Zira, İmparatorluğun daha cok dış borca girmesi, İmparatorluğu mahvedecekti ve İmparatorluğun yabancı ülkeler tarafından idare edilmesine neden olacaktı.
Sultan Abdülhamid´ in hedefleri, sağlıklı bir ekonomik temele dayanan İmparatorluğun gücünü yeniden kurmak ve entellektüel müesseseleri Kuran- I Kerim´ le uyum icinde yeniden canlandırmaktı ki, bu hedeflere sonunda ulaştı. Bir bakıma , bu başarı, tahttan indirilişine sebep oldu.
Düşmanları, O´ nu mağlup etmekten aciz, başka bir yaklaşım denedi. İlk olarak, Sultan Abdülhamid, ağabeyi Şehzade Murad´ dan tahtı zorla almakla suclandı. Hem yanlış hem de nafile bir saldırıydı. Ağabeyini aklen dengesiz ilan ederek, Sultan Abdülhamid aslında Şehzade Murad´ I Sultan Abdülaziz gibi katledilmekten kurtardı, cünkü Kuran- I Kerim aklen dengesizlerin öldürülmesini yasaklıyordu. Sultan II. Abdülhamid hükümdarlığı boyunca, bircok iftiraya maruz kaldı.
Sonunda, düşmanları galip cıktı. Nisan 1909´ da, değişim isteyenlere, sultanın etkisi tarafından engellenmeden çalışma imkanını sağlamak için, Sultan II. Abdülhamid, o zaman halen İmparatorluğun bir parçası olan Selanik´e gönderildi.
Bu entrika ikliminin içerisinde, sultanın dokuzuncu oğlu Şehzade Ahmed doğdu. (Selim Efendi, Sultan II. Abdülhamid´ in onyedi veya ondokuz çocuğunun bir tanesiydi.) Babası 66 yaşındaydı; bir Kaçar prensesi olan annesi Seniha Zılli Sultan 14 yaşındaydı. (Sultan; her eşine ve her cariyesine, şahsiyetlerine, görünüşlerine, yeteneklerine veya kökenlerine dayanan bir lakap takıyordu. Belki bu, haremindeki sayısız kızları hatırlamaya yardım etmiştir. Hareminde takriben 370 kız bulunuyordu ve bunların bazısını asla görmedi. Bu nedenle, Seniha Zılli Sultan, Farsça lakabı Safi-Naz adı altında biliniyordu. Safi-Naz lakabı, Seniha Zılli Sultan´ın Safevi-Kaçar kökenlerinin izini takip ediyordu.
Şehzade Selim, Kuruçeşme yaz sarayında, 1 Haziran 1909´ da doğdu. (Bazı söylentilere göre, Şehzade Selim aslında 1907 ve 1908´de doğdu ve o zaman 4 yaşından büyük olan kardeşi Şehzade Abid´ le ve babasıyla sürgüne gitti. En küçük oğlunun 1 Haziran 1909´daki doğum tarihini, Sultan II. Abdülhamid´ in iyi bir işaret olarak yorumladığı zannediliyor, çünkü servetini İTC´ ye devrettikten sonra öldürüleceğini düşünen Sultan II. Abdülhamid katledilmemişti.
Şehzade Selim, o zaman daha çok küçük olmasından dolayı, Selanik´ ten hatırası yoktu. Bu nedenle, şehzadenin kağıtları, doğum tarihinin, 1 Haziran 1909 olduğunu söylediklerinden dolayı, ben inanıyorum ki, Şehzade Selim hakikaten o tarihte doğdu. Fakat, bilinen bir gerçektir ki, İslam tarihler, Hicri takviminden Batılı takvimine cevrildiğinde, ekseriyetle tam kesin değildir, çünkü bu takvimler, yıldaki aynı gün sayısını kullanmıyor. Üstelik, iki değişik İslami takvim mevcuttur. Birisi Cenab-ı Peygamber´ in (s.a.v.) Medine´ ye hicretinden başlıyor, diğeri Cenab-ı Peygaber´ in (s.a.v.) Mekke´ ye dönüş tarihinden başlıyor.
Yine de, inanıyorum ki, Seniha Zılli Sultan, yaklaşan doğumdan dolayı, Sultan II. Abdülhamid´ le beraber sürgüne gitmedi. Tabii ki, çok az eşe veya cariyeye, sultanla beraber sürgüne gitmeye izin verilmişti. Sultan´ ın İstanbul´dan ayrılışı, büyük telaş ve gizlilikle yapıldı ve bundan dolayı, hazırlık için izin yoktu. Yapılan telaş ve uygulanan gizlilik, Sultan II. Abdülhamid´ in tahttan indirilişinin kanuna uygun olmadığının bir işaretiydi, yoksa sultanın hazırlık yapması için zamanı olurdu. Not: Yazarların ekseriyeti, sultana Selanikt´te eşlik eden prens ve prenses sayısında aynı fikirde değiller.)
Doktor Besim Ömer Paşa, Dolmabahçe Sarayı´nda gereğince kaydedilen doğuma katıldı. Bebek şehzade, zor dönemlerde doğdu. Babası sürgüne gönderilmişti, ve hem O´ nun hem İmparatorluğun geleceği belirsizdi. Ülke, Talat, Enver ve Cemal Paşa altında İTC´ nin kontolündeydi ve meşruti hükümdar Sultan V. Mehmed sadece bir kuklaydı. Bu, uzun Osmanlı tarihinde henüz emsali görülmemiş bir durumdu.
